İki dünya savaşını ve Covid'i atlattı: 117 yaşındaki kadının uzun ömrünün sırrı ortaya çıktı
2024 yılında 117 yaşında hayatını kaybeden Maria Branyas Morera'nın uzun yaşamının sırrı bilim insanları tarafından araştırıldı.
1907'de San Francisco'da dünyaya gelen Maria Branyas Morera, 1915'te ailesiyle birlikte Katalonya'ya taşındı. İki dünya savaşını, İspanya İç Savaşı'nı ve Covid-19 pandemisini geride bırakan Morera, 113 yaşında Covid'e yakalanmasına rağmen hastalığı atlattı.
Morera, yaşamının son yıllarında uzun ömrünün arkasındaki biyolojik ve yaşam tarzına ilişkin faktörlerin araştırılması için bilim insanlarına izin verdi. Barcelona'daki Josep Carreras Lösemi Araştırma Enstitüsünden Dr. Manel Esteller ve ekibi, ölümünden yaklaşık bir yıl önce alınan kan, tükürük, idrar ve dışkı örneklerini inceledi.
GENETİK YAPISI DİKKAT ÇEKTİ
Araştırmada Morera'nın genetik özellikleri, genlerin çalışma biçimleri, kanındaki proteinler, metabolik göstergeleri ve bağırsak mikrobiyotası analiz edildi.
Bilim insanları, yaşının çok ileri olmasına rağmen Morera'nın yaşlanmaya bağlı bazı hastalıklara karşı koruyucu olduğu düşünülen gen varyasyonlarına sahip olduğunu belirledi. Bu özellikler arasında bağışıklık sistemi, beyin sağlığı ve yağ metabolizmasıyla ilişkili genler öne çıktı.
Buna karşın Morera'nın vücudunda ileri yaşın bazı biyolojik izleri de görüldü. Kromozomların uçlarında bulunan ve hücre yaşlanmasıyla ilişkilendirilen telomerlerinin son derece kısa olduğu, bağışıklık sisteminde yaşlanma belirtileri bulunduğu ve lösemiyle ilişkilendirilebilecek bazı mutasyonların oluştuğu tespit edildi.
SİGARA VE ALKOLDEN UZAK DURDU, HER GÜN YÜRÜDÜ
Araştırmacılara göre Morera'nın genetik avantajları, sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla da desteklendi.
Morera'nın hiç sigara ve alkol kullanmadığı, kırsal bir bölgede yaşadığı ve her gün yaklaşık bir saat yürüdüğü belirtildi. Beslenmesinde ise Akdeniz tipi diyetin öne çıktığı aktarıldı.
Morera ayrıca günlük olarak yaklaşık üç porsiyon yoğurt tüketiyordu. Araştırmacılar bunun bağırsak mikrobiyotasının sağlıklı kalmasına katkıda bulunmuş olabileceğini ve iltihaplanma düzeylerinin düşük seyretmesinde rol oynayabileceğini değerlendirdi.
Ancak bilim insanları, yoğurdun tek başına uzun yaşamın sırrı olarak görülmemesi gerektiğini özellikle vurguluyor. Morera'nın genel yaşam tarzının ve genetik özelliklerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
"YAŞLILIK VE HASTALIĞI BİRBİRİNDEN AYIRABİLDİK"
Çalışmayı yürüten Dr. Manel Esteller, Morera'nın yaşlanma sürecinin anlaşılması açısından sıra dışı bir örnek olduğunu belirtti.
Esteller, araştırmanın yaşlılık ile hastalık arasındaki ilişkinin daha ayrıntılı incelenmesine imkan verdiğini ifade etti. Morera'nın 117 yaşına kadar yaşamasında genetik yatkınlıkların ve yaşam tarzının birlikte etkili olduğu sonucuna ulaşıldı.
Araştırmacıların değerlendirmesi, çok ileri yaşlara ulaşmanın tek bir "mucize" faktöre bağlı olmadığını; genetik yapı, beslenme, fiziksel aktivite ve zararlı alışkanlıklardan uzak durma gibi birçok unsurun birlikte rol oynayabileceğini gösteriyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.