Ankara’dan kritik İran açıklaması: Saldırılar küresel istikrarı riske atıyor, arabuluculuğa hazırız!
Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonlar ile İran’ın bölgesel misillemelerine ilişkin ilk resmi açıklamayı yaptı.
ABD ve İsrail’in İran’daki stratejik hedefleri vurmasıyla başlayan askeri tırmanışa Ankara’dan yanıt gecikmedi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, bölgedeki şiddet sarmalının ulaştığı boyuttan duyulan derin endişe dile getirildi. Açıklamada, "İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla devam eden gelişmeler, sadece bölgeyi değil, küresel istikrarı riske atacak niteliktedir" ifadelerine yer verilerek, krizin uluslararası bir güvenlik krizine dönüşme potansiyeline dikkat çekildi.
ULUSLARARASI HUKUK VURGUSU VE KIŞKIRTMA KINAMASI
Türkiye, operasyonların hukuki zeminini ve bölgedeki provokatif eylemleri sert bir dille eleştirdi. Bakanlık açıklamasında, "Uluslararası hukuka aykırı her türlü eylemden derin kaygı duyuyor, şiddetin tırmanmasına neden olabilecek kışkırtmaları kınıyoruz" denildi. Ankara’nın bu çıkışı, özellikle egemen devletlerin toprak bütünlüğüne yönelik saldırıların ve müzakere süreçlerini sabote eden askeri hamlelerin kabul edilemez olduğu yönündeki kararlı duruşunu bir kez daha tescilledi.
ANKARA'DAN DÜNYAYA 'ARABULUCULUK' TEKLİFİ
Bölgenin en güçlü aktörlerinden biri olan Türkiye, krizin derinleşmesini önlemek adına diplomasi masasını işaret etti. Bölgesel meselelerin ancak barışçıl yollarla çözülebileceğini vurgulayan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin bu süreçte yapıcı bir rol üstlenmeye gönüllü olduğunu belirtti. Açıklamanın en kritik bölümünde, "Türkiye, arabuluculuk konusunda gerekli desteği vermeye hazırdır" ifadesi kullanılarak, hem Tahran hem de Batılı müttefiklerle diyalog kurabilen tek merkez olarak Ankara’nın devreye girebileceği mesajı verildi.
Açıklamanın sonuç bölümünde tüm taraflara itidalli davranma ve askeri operasyonları bir an önce sonlandırma çağrısı yapıldı. Ankara, bölgedeki mevcut krizlerin (Suriye, Irak ve Filistin) üzerine eklenen bu yeni çatışma sahasının, telafisi mümkün olmayan insani ve ekonomik sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu. Türkiye, bölge ülkelerinin egemenlik haklarına saygı duyulan ve diyalog zeminine dönülen bir sürecin başlatılması için uluslararası toplumu sorumluluk almaya davet etti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.