AB’de Made in Europe düğümü

AB’de Made in Europe düğümü

Avrupa Birliği, kamu ihalelerinde kendi üreticisine öncelik vermeyi hedefleyen "Made in Europe" planını, üye ülkeler arasındaki sert görüş ayrılıkları nedeniyle 4 Mart’a erteledi.

Avrupa Birliği Komisyonu, Avrupa sanayisini özellikle Çin ve ABD karşısında koruma kalkanına almayı amaçlayan "Made in Europe" yasa teklifini bir kez daha ileri bir tarihe itti. Daha önce birkaç kez ötelenen ve son olarak 26 Şubat’ta duyurulacağı açıklanan taslak, metin üzerindeki çalışmaların tamamlanamaması ve uzlaşma sağlanamaması nedeniyle 4 Mart tarihine ertelendi. Bu erteleme, Brüksel koridorlarında yasanın kapsamı ve ekonomik sonuçları üzerine yürütülen tartışmaların ne denli çetin geçtiğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

FRANSA VE ALMANYA ARASINDA 'KORUMACILIK' SAVAŞI

Yasa teklifinin arkasındaki itici güç olan Fransa, kamu kaynaklarının yalnızca Avrupa içinde üretim yapan şirketlere aktarılmasını savunarak "stratejik özerklik" mesajı veriyor. Ancak AB'nin lokomotifi Almanya, bu yaklaşımın yatırımları caydırabileceği ve kamu ihalelerinde maliyetleri aşırı yükseltebileceği uyarısında bulunuyor. Berlin yönetimi, "Made in Europe" yerine, stratejik ticaret ortaklarını da içine alan ve daha kapsayıcı bir model olan "Made with Europe" (Avrupa ile üretildi) kavramının benimsenmesi gerektiğini vurgulayarak korumacı politikalara karşı temkinli bir duruş sergiliyor.

Basına sızan taslak metinlerde "Made in Europe" ifadesi şimdilik yalnızca 27 AB üyesi ile Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn’ı kapsayan Avrupa Ekonomik Alanı ülkeleriyle sınırlı tutuluyor. AB Komisyonu ise bu sınırların biraz daha esnetilerek, üretimi Birlik standartlarıyla eşdeğer kabul edilebilecek "güvenilir ortakların" da sisteme dahil edilmesini istiyor. Ancak bu ortakların kimler olacağı ve hangi kriterlere göre seçileceği konusu, Komisyon birimleri ile üye devletler arasında ciddi bir bürokratik krize dönüşmüş durumda.

Planın en çok tartışılan yönlerinden biri de Türkiye ve İngiltere gibi dev üretim partnerlerinin durumu. Türkiye, Gümrük Birliği ve derinleşen ekonomik entegrasyonu gerekçe göstererek Türk üreticilerin de bu kavramın bir parçası olması gerektiğini savunuyor. Avrupa’daki otomotiv ve enerji sektörleri de tedarik zincirlerinin kırılmaması adına Türkiye ve İngiltere'nin kapsam dışı bırakılmasının Avrupa sanayisine zarar vereceği görüşünde birleşiyor. 4 Mart’taki açıklama, bu iki stratejik ortağın Avrupa ihalelerindeki geleceğini de tayin edecek.

Tasarı yasalaşırsa özellikle enerji yoğun sektörler, otomotiv ve net-sıfır teknolojileri gibi alanlarda kamu alımları Avrupa menşeli ürünlere göre dizayn edilecek. Bu durum, Avrupa pazarında büyük pay sahibi olan yabancı üreticiler için ciddi bir pazar kaybı riski taşırken, AB içindeki üreticiler için haksız rekabete karşı bir kalkan oluşturacak. Ancak uzmanlar, Komisyon’un yayımlayacağı metnin Avrupa Parlamentosu ve üye ülkeler arasındaki uzun müzakere sürecinde daha birçok değişikliğe uğrayabileceğine dikkat çekiyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.