AB Yüksek Temsilcisi Kallas açıkladı: ABD, Çin ve Rusya 'AB'yi dağıtmak' istiyor
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Washington, Pekin ve Moskova yönetimlerinin Avrupa Birliği’ni zayıflatmak ve yapısal olarak dağıtmak istediğini savundu.
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Washington, Pekin ve Moskova yönetimlerinin Avrupa Birliği’ni zayıflatmak ve yapısal olarak dağıtmak istediğini belirtti. Estonya’da düzenlenen uluslararası güvenlik konferansında konuşan Kallas, küresel güçlerin Avrupa ülkelerini tek tek manipüle ederek birlik ruhunu dinamitlemeye çalıştığını vurguladı. Kallas ayrıca Orta Doğu'da devam eden İran krizi ve Hürmüz Boğazı'ndaki abluka dikeyinde Avrupa’nın diplomatik etki gücünün yetersiz kaldığını itiraf etti.
Kallas, süper güçlerin AB'yi kolektif bir güç olarak karşılarına almak yerine, üye ülkelerle ikili ilişkiler geliştirerek "böl ve yönet" stratejisi izlediklerini belirtti. Bu durumun Avrupa’nın küresel karar alma mekanizmalarındaki ağırlığını hafiflettiği ifade ediliyor.
"BÖLÜNMÜŞ BİR AVRUPA'YI YÖNETMEK SÜPER GÜÇLER İÇİN DAHA KOLAY"
Estonya'daki konferansta dünya düzenine ilişkin yapısal analizler paylaşan Kallas, ABD, Rusya ve Çin'in dış politika vizyonlarında ortak bir "AB karşıtlığı" olduğunu ileri sürdü. Yüksek Temsilci, bu stratejinin arkasındaki rasyonel nedeni şu sözlerle özetledi:
"Bu güçlerin Avrupa Birliği'ni dağıtmak istemesinin tek bir nedeni var; o da bir arada olduğumuzda çok daha güçlü olmamızdır. Süper güçler için kendilerinden çok daha küçük ülkelerle tek tek başa çıkmak, eşit bir dikey güçle müzakere etmekten her zaman daha kolaydır. Küresel aktörlerin üye ülkelere 'Sizinle ikili ilişkilerimiz harika ama AB'yi sevmiyorum' demesi tam olarak bu ayrıştırma politikasının bir ürünüdür."
ÜYE ÜLKELERE "İKİLİ İLİŞKİLER" UYARISI
Avrupa'nın bu asimetrik baskıya karşı bütüncül bir panzehir üretmesi gerektiğini kaydeden Kallas, bazı AB üyesi başkentlerin bu küresel tuzağa düşmeye başladığını belirterek dikey bir özeleştiride bulundu. Bazı üye devletlerin küresel güçlere hitaben "Bizimle ikili ilişkileriniz iyi, eğer AB ile konuşmak istemiyorsanız doğrudan bizimle konuşun" şeklinde tavizkar yaklaşımlar sergilediğini hatırlatan Kallas, bu tarz adımların birliğin ortak dış politika ve güvenlik doktrinini tamamen işlevsiz kıldığını ve emperyal ayrıştırma stratejilerine hizmet ettiğini vurguladı.
"AVRUPA'NIN HÜRMÜZ BOĞAZI VE İRAN MASASINDAKİ ETKİSİ DÜŞÜK"
Konuşmasında Orta Doğu’da 28 Şubat saldırılarıyla başlayan savaş ve Hürmüz Boğazı'nın ticarete kapatılması krizine de değinen Kallas, askeri yöntemlerin kalıcı çözüm üretmediğini belirtti. İran'daki enerji santrallerine ve sivil altyapılara düzenlenen hava saldırılarının Hürmüz Boğazı'ndaki deniz lojistiği düğümünü çözmediğini ifade eden Yüksek Temsilci, "Çünkü o bölge, İran'ın dünyanın geri kalanı ve küresel enerji piyasaları üzerindeki kontrolünü sürdürmek için kullandığı en dikey baskı noktasıdır" dedi. AB olarak askeri senaryolar yerine diplomatik çözümü desteklediklerini belirten Kallas, Avrupa'nın şu anki askeri ve politik ağırlığı nedeniyle müzakere masasındaki taraflar (ABD, İran, İsrail) üzerinde "büyük bir etki gücü" olmadığını da açık yüreklilikle kabul etti.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.