Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in Ankara’da 30 Aralık 2022'de silahlı saldırı sonucu öldürülmesinin ardından açılan davanın 3. celsesi bugün Sincan Cezaevi'nde görülüyor. Sanıkların ifadesinin ardından duruşma bugün sanık avukatlarının savunmalarıyla devam ediyor.

BABACAN VE KILIÇDAROĞLU DURUŞMAYI TAKİP EDİYOR

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da duruşmayı takip edenler arasında yer alıyor. Babacan ile birlikte partisinin genel başkan yardımcıları Mustafa Yeneroğlu, Mehmet Emin Ekmen ile parti sözcüsü İdris Şahin de duruşmada yerini aldı.

DOĞUKAN ÇEP'TEN KILIÇDAROĞLU TAKLİDİ

Karar'ın aktardığına göre; azmettirici olduğu iddiasıyla suçlanan Doğukan Çep, yoklama sırasında eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından paylaştığı “bur-da-yım” mesajını taklit etti.

Savunma yapacak olan sanıklar, dün Ayşe Ateş ve avukatlarının bulunduğu bölümdekilerle sözlü sataşmaya girdiği için bugün duruşma salonunda jandarma tarafından geniş güvenlik önlemleri alındı.

Davanın ilk celsesinde 8, ikinci celsesinde ise 13 sanığın savunması dinlendi. Duruşmaya, sanık savunmalarının alınmasıyla devam edilecekti ancak davanın son sanığı Umut Ersoy'un avukatının duruşmada olmaması nedeniyle avukat beyanlarının alınmasına geçildi.

ÇEP'İN AVUKATI: İNSAN HAKLARI İHLALİ VAR

Sinan Ateş'e yönelik “toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanan azmettirici Doğukan Çep’in avukatı Emine Tosun, "Müvekkilime darp ve cebir izine rastlanmadığına dair bir rapor tanzim edilmiş ancak medyada bile boy boy yaralı fotoğrafları yer almaktadır. Bu yüzden bu raporun altında imzası bulunan doktorlar hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Bu dosyada ağır insan hakları ihlali vardır" ifadelerini kullandı.

"İşin aslında baktığınızda Sinan Ateş bir çatışmanın ortasında kalıyor" diyen avukat Tosun şunları söyledi:

"Sinan Ateş’in vücudundan çıkan mermi parçalarının Eray Özyağcı’dan çıkıp çıkmadığının tespiti yapılamamıştır. Bu yüzden kamera kayıtlarına baktığımızda Ahmet Keçik olay yerinden dakikalar içerisinde silahları alıp olay yerinden kaçıyor. Ahmet Keçik ile Sinan Ateş’in hoca öğrenci ilişkisinden daha fazla bir manevi bağ olduğunu açık görüyoruz. Buna rağmen Sinan Ateş yere yığılırken nasıl kaçabilir? Bir tampon yapmaz mısınız? Bir yardım istemez misiniz? Bu davranış şu soruları akla getiriyor: Acaba Sinan Ateş’in vücudundan çıkan mermiler başka silaha ait de o yüzden mi kaçırılıyor?

O tarihte evinizden çıkmayın! Prof. Dr. Orhan Şen uyardı: Keşke bu iyi günümüz olsa... O tarihte evinizden çıkmayın! Prof. Dr. Orhan Şen uyardı: Keşke bu iyi günümüz olsa...

'DOSYADA PEK ÇOK ŞEY ÖRTBAS EDİLİYOR'

“Sinan Ateş’in kafasından girip çenesinden çıkan merminin atış açılarına göre Eray Özyağcı’dan çıkmasının imkansız olduğunu görüyoruz. Bu atış ancak Sinan Ateş’e yüzü dönük bir kişi tarafından gerçekleşebilir. Olay yerine baktığımızda yüzü Sinan Ateş’e dönük Eray Özyağcı dışında bir kişi daha bulunmaktadır. Bu da Selman Bozkurt’tur.

Sinan Ateş’in birçok tehdit aldığına dair dosyalar sunuldu. Bu yüzden Sinan Ateş bir değil iki silahla dolaşıyor. Olay yerinde 12 kovan bulunuyor. Olay yerine ikinci defa dönmüş bir kişi var o da Ahmet Keçik. Dosyada pek çok şeyin örtbas edildiği gerçek. Adaletin sosyal medyada, siyasi partilerde sağlanmayacağını düşündüğümüz için adaleti buradan istiyoruz. O yüzden Ahmet Keçik’in girdiği binanın kamera görüntülerinin incelenmesini talep ediyoruz.

Ahmet Keçik kimdir? Öğrenciyim diyor ama maşallah çok iyi silah kullanıyor. Bu kişiye dair SGK dökümlerini istiyoruz. Selman Bozkurt, Ahmet Keçik ve hatta Sinan Ateş hakkında daha önce bir dosya olup olmadığının, bu kişilerin arasındaki ilişkilerin ne olduğunun araştırılmasını istiyoruz.

Ahmet Keçik şüpheli olarak alınmış ama dosyadan çıkarılmış. Ne zaman çıkarılmış göremiyoruz. Deliller tarafsız ve hatasız değildir. Bu yüzden verilecek hükümler de heyet ne kadar tarafsız olursa olsun doğru olmayacaktır.

'MERMİLERİN HANGİ SİLAHTAN ÇIKTIĞI KARIŞTIRILMIŞ'

Bu dosyadaki otopsi videoları isteniyor ama dalga geçer gibi fotoğraflar gönderiliyor. Bu fotoğraflara bakarak otopsinin uygun tespit edildiği tespit edilemez diyor uzmanlar. Bu videolar da ne var da mahkemeye getirilmiyor. Eray Özyağcı sterlin marka mermi kullandığını söylüyor. Mermilerin hangi silahtan çıktığı da karıştırılmış. Umarım sadece maddi hatadır.

'KARİZMANI ÇİZERİM SAİKİYLE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ'

Ayrıca müvekkilimin eylemi sadece yaralamaya yöneliktir. Ani gelişen olaylar nedeniyle çıkan çatışma sonucunda ölüm gerçekleşmiştir. Netice sebebiyle müvekkilimin ağırlaştırılmış yaralama suçu ile yargılanması gereklidir. Bu eylemin ‘Paramı getir yoksa senin ayağından yargılayarak karizmanı çizerim’ saikiyle gerçekleştirilmiş bir eylemdir. Müvekkilimin ölüm sonucunu istemediği ortadadır.

'SİNAN ATEŞ HUKUKSUZ İŞLER YAPTI'

Müvekkilimin Sinan Ateş ile fotoğrafı da basında oldukça yer bulmuştur bunu size de sunacağız. Buradan da zaten müvekkilimin Sinan Ateş ile tanışıklığı olduğu ortadadır ve beyanlarında bu yüzden samimi olduğu açıktır. Ayrıca koskoca akademisyen diyebilirsiniz Sinan Ateş hakkında ancak bilirkişi raporunda yer alan mesajı okumak istiyorum Sinan Ateş’in. ‘Daha yeni bir kişinin kafasını gözünü kırdırdım yetmez mi?’ şeklinde mesajı var Sinan Ateş’in. Biz bu belgeye baktığımızda Sinan Ateş’in hukuksuz işler yaptığını görüyoruz. Haliyle bu işleri akademisyen çevresinden isteyerek yaptıramaz, firari olan suça karışan isimlere yaptırabilirsiniz ancak. Müvekkilimin ağırlaştırılmış yaralama suçundan yargılanmasını talep ediyoruz."

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Avukat Emine Tosun'un savunmasının ardından duruşmaya saat 11.20'ye kadar ara verildi.

İKİNCİ DURUŞMADA NELER YAŞANDI?

Davanın ikinci celsesi dün görüldü. Mahkeme salonunda yaşananlar ve sanıkların savunmaları, duruşmanın seyrini önemli ölçüde etkiledi. Murat Can Çolak, Ufuk Köktürk, Mustafa Uzunlar, Osman Bayraktar, Mehmet Yüce, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç, Serdar Öktem, Caner Günay, Emre Yüksel, Alper Atay ve Mustafa Ensar Aykal, savunmalarını gerçekleştirdi.

MHP İSTANBUL İL YÖNETİM KURULU ÜYESİ UFUK KÖKTÜRK'ÜN SAVUNMASI

Köktürk, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, "MHP İstanbul İl Başkanlığı önünde fotoğraf çektirmişim, MHP’yle ne alaka abi? ‘Yok Olcay kılavuz işin içinde mi?’ Ne alakası var Ülkücü camiayla? 55 yıllık parti, böyle bir şeye mi kalır? Bu kadar aptallık olabilir mi?" şeklinde savunma yaptı.

DURUŞMA SIRASINDA GERGİNLİK

Serdar Öktem'in sorgusu sırasında müdafi avukatları ve sanık avukatları arasında sert tartışmalar yaşandı. Mahkeme başkanı, Ayşe Ateş'in avukatı Ali Yücel'in kolluk kuvvetleri tarafından dışarı çıkarılması talimatını verdi. Ayrıca, Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı ve görevli polisler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi.

EMRE YÜKSEL: TETİKÇİYİ KAÇIRDIĞIMIZ ARAÇ ÜLKÜ OCAKLARI’NA AİT

Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel, cinayette kullanılan aracın Ülkü Ocakları ile bağlantısını itiraf etti. Yüksel, savunmasında "Ülkü Ocakları’na ait araç, Ülkü Ocakları yöneticisi olarak kullanma hakkına sahibim, aracı Ülkü Ocakları’ndan aldık" dedi. Yüksel, "Tahsisli araç, Ülkü Ocakları’nın her yöneticisine anasının ak sütü gibi helaldir" dedi.

Editör: Dilan Kaya